İlk Öğrettiğin Sözcük.. Su..

Benim adım Michelle McNally… Shimla’da bulunan Anglo-Hint bir ailenin büyük çocuğuyum… Bu hikaye, benim ve öğretmenim hakkındadır… Tanrı’nın kusurlu bıraktığı iki insana dair bir hikaye…kaderle savaşan…ve imkansızı mümkün kılan… Benim hikayemdeki dünya farklı… Sesler sessizliğe dönüşür, aydınlık karanlığa… Benim dünyam bu… Ne görülür, ne de duyulur… Benim dünyamın tek bir ismi var : SİYAH. Bu karanlıkta ne kadar yaşayabilirsiniz? Birkaç dakika, saat ,gün?

“Black” filmini Madam Patapuff’un yazısında okuduktan sonra seyretmeye karar verdim. Konusu hakkında çok bilgim olmadan sadece onun bu kadar etkilenmesinden etkilenerek seyrettim ve iyiki de bu şekilde seyretmişim diyorum.  Bayıldım, çok sevdim, önermeye başladım ve devam edeceğim.. Sadece oyuncuların sergiledikleri oyun için bile seyredilebilir bir film.. Filmin kurgusu da bir o kadar seyredilesi… Film Hint-Amerikan ortak yapımı. Ama klasik Hint filmleri canlanmasın aklınızda..  Müzik ve dans içermeyen bir film:) Film Helen Keller’in yaşam öyküsüne dayanmaktadır.

Shimla’da Anglo-Hint bir ailenin ilk kızı olan ve iki yaşında geçirdiği bir hastalık nedeniyle Michelle McNally  görme ve duyma yetisini kaybetmiştir. Baba Paul McNally “Doktor dedi ki Michelle ne görüyor, ne duyuyor.” cümlesini söylediği andan itibaren anne Cathy McNally’nin kelimenin tam anlamıyla dünyası başına yıkılır.  İnanmak istemez, kabullenmez..  Michelle 8 yaşına kadar kendi karanlık dünyasında büyür. Çevresindeki kimse ona yardımcı olamamaktadır. Ancak bu noktadan sonra işler değişmeye başlar. Çünkü artık Michelle’in küçük bir kız kardeşi Sara McNally dünyaya gelmiştir ve  Michelle hem kardeşi hem de kendi için tehlike oluşturmaya başlamıştır. Baba McNally kızının bu durumunu kabul edememektedir. Aradan geçen yıllar da bu durumu değiştiremez. Anne McNally’nin tüm itirazlarına rağmen, Michelle’i enstitüye yollamak ister.  Anne son bir umut, belki bir mucize ister gibi bir öğretmenden bahseder. Son kez baba McNally’ye karşı şansını denemek ister. Michelle’in siyah dünyasına ışık olacak kişidir o.. Debraj Sahai.. Bir öğretmenden daha fazlasıdır Michelle için, arkadaşı, yol gösterici,  dünyayla bağlantısı, sihirbazı ve hatta hayatıdır…

Debraj Sahai’nin kendine has öğretme tarzına anne dayanamamaktadır. Kör ve sağır olan kızlarının zaten yeterince sorunu olduğunu düşündüklerinden yapmayı istediği hiç birşeyi kısıtlamamışlar,  bu nedenle de Michelle bu yaşına kadar hiç bir eğitim almamıştır. Ama bu Michelle yardımcı olmamış aksine bağımlı bir hale getirmiştir. Debraj, Michelle’i gördüğü andan itibaren ona bağımsız olmayı,  sözcüklerden kanat yapıp kendi başına uçmayı öğretmek ister.

Debraj, Michelle’in beline bağlı çanı gördüğünde bunun ne olduğunu sorar. Baba McNally “Bu onun kimliği. Kaybolursa onu sesinden buluyoruz.” cevabına karşılık  “Çocuğunuzu bir hayvan gibi düşünürseniz başkalarının ne yapmasını beklersiniz.” karşılığına “Onu insan yapmak sizin işiniz.” sözleriyle işe kabul edilir. Ancak Debraj’ın ukala ve kendinden emin tavırları baba McNally’nin hiç hoşuna gitmez.  Hatta kendi söylediklerinin engellenmesi otoritesinin sarsıldığını hissettirmiştir. Bu nedenle Debraj’ın işine son vermek ister.

Bu parmaklar, Bay McNally…körlerin gözüdür…dilsizlerin sesidir…sağırların şiiridir. Kaldır, kılıç olsun…yumruk yap, güç olsun. Seni doyurabilir ve tokatlayabilir. Sizi Tanrı’ya da götürebilir…kapıya da.

Baba McNally’nin 20 günlük iş seyahatine çıkması ile Debraj ve anne McNally bir anlaşma yaparlar. Michelle 20 gün boyunca hiç tanımadığı bir insanla hiç tanımadığı bir ortamda kalacaktır.  20 gün boyunca Debraj her gün her saat her dakika Michelle’e yardımcı olmaya çalışır. 20 günün sonunda pek fazla ilerleme kaydedemediklerini düşünürler. Baba McNally’nin eve dönmesiyle debraj eşyalarını toplayıp malikaneden ayrılmak üzereyken işte beklenen  mucize ve sihir gerçekleşir. Michelle’in alfabesi başlar. Herkeste olduğu gibi a, b, c, d, e diye değil; s, i, y, a, h diye.. Bu günden itibaren artık Debraj ve Michelle ortak bir hayat yaşayacaklardır.

Filmler ilgili söylenmesi gereken o kadar çok şey var ki. Oyuncuların performansları ayakta alkışlanacak kadar iyiydi. Michelle’nin her dönemini canlandıran oyuncuların gösterdiği oyunculuk tam anlamıyla müthişti denilebilir. Bu Filmi daha önce nasıl görmemişim,  nasıl seyretmemişim bilemedim. Başka biri için yaşamanın ne demek olduğunu anlatan ve arşivinizde yer alması gereken bir film. Esinlenilen Helen Keller’e, oyunculara, yönetmene, senariste teşekkür etmek gerekli. Kesinlikle izlenilmeli.. İyi seyirler..

Not : Önerdiğim için filmi seyreden ve film resimlerini benimle paylaşan
 kişiye çok teşekkür ederim...
Reklamlar

3 comments on “İlk Öğrettiğin Sözcük.. Su..

  1. Dün akşam bu yazını görmüştüm. Resimleri tek tek inceledim, duygulandım ve direk öbür postuna geçtim. Şimdi okuyorum. Konusunu çok güzel açıklamışsın. Gözlerim doldu. Damlamı damlatıp geliyorum. 😀
    Geldim. 😀 Bir şey merak ediyorum. Hangi bölüm okuyorsun? Ya da okudun. Mesleğini oldukça merak ediyorum. Sanırım psikoloji. Karakterleri anlatışında bile bir duygu analizi söz konusu. Film tanıtımlarını dört gözle bekleyeceğim. 🙂 Ellerine sağlık. 🙂

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s