Kaçıııın, içimizde şizofren var!

Bugün Criminal Minds dizisini seyrederken Dr. Reid karakteri annesinin şizofren hastası olduğundan bahsediyordu. Bende biraz bu konudan bahsetmek istedim. Bu konuyla ilgili ilk söylemem gereken şey sanırım çoğunlukla saldırgan değildirler. Hatta aksine içe kapanmaya, sosyal çevrelerinden kendilerini soyutlamaya başlamışlardır. Öz bakımları son derece kötü durumdadır. Hastalık genellikle 20’li yaşlarda başlar. Erkeklerde, kadınlara göre başlama yaşı kısmen daha küçüktür. Kadınlarda ve erkeklerde aynı oranda görülmektedir. Kişiler gerçeklik algısını kaybetmiştir. Düşüncelerinin mantıksız olduğunu kabul etmezler.

Her yıl ortalama 2000-20000 kişiden 1’ine yeni şizofren tanısı konur. Tüm hastaları göz önünde bulundurduğumuzda her 100 kişiden 1’i şizofren hastasıdır. Sağımızda, solumuzda, belki komşumuz ya da kantincimiz..

Sinsi başlayan tipinde, genç içe kapanır, bedeniyle uğraşmaya başlar, kendi kendine gülme, kendi kendine konuşma, garip saplantılar görülebilir. Odasına kapanma, dışarı çıkmama, yıkanmama gibi davranışlar görülebilir. Aile, bu durumu ergenlik bunalımı zannederek üzerinde durmayabilir.

Hastalık genetik geçiş göstermektedir. Hastalık kardeşte ya da ebeveynlerden birinde varsa yaklaşık %10, her iki ebeveynde de mevcutsa yaklaşık %40, tek yumurta ikizinde varsa %50 ihtimalle kişide de gözlenir. Kişilerin yarısı intihar girişiminde bulunur. Farklı tipleri mevcuttur: görsel sanrılar, işitsel sanrılar, büyüklük sanrıları vb.Kişiler ilaç tedavisiyle günlük yaşamlarını normal şekilde sürebilecek duruma gelebilirler.

20-30 yaşlarında genç kadın hasta.. Kendisinin 7 yıldır hamile olduğuna inanmaktadır. Hamilelik süresinin normalde 9 ay olduğunu bilmektedir. Ancak nasıl 7 yıldır hamile olabileceğini sorduğunuzda onun herhangi biri değil Hz. İsa olduğunu bu nedenle bu kadar uzun sürdüğünü söylemektedir.

40’lı yaşlarında evli erkek hasta.. İşitsel ve görsel sanrıları mevcuttur. Gördüğü gölgeler ona kendi derisini yüzmesini söylemektedir. Hastayla konuşurken gerçekten acı çektiğini görebilirsiniz. Acılarının ancak böyle biteceğini düşünen hasta derisini yüzdürebileceği bir yer bile aramıştır.
Bu kişilerin çevrelerinde aileden biri, eşi veya arkadaşlarının bulunması davranış değişikliklerinin erken farkedilmesi açısından önemlidir.Korkulmaması gerekilen, toplumdan soyutlanılmaması gereken, kısmen tedavi edilebilen bir hastalıktır..
Not : Resimler alıntıdır.
Reklamlar

12 comments on “Kaçıııın, içimizde şizofren var!

  1. Fight Club, Identity ve Beyza’nın Kadınları filmlerini sırayla izlemiştim. Hem de psikoloji türünde olduklarını bilmeden. Psikolog kuzenim ile onun sunumu hakkında çalıştığımdan Çoklu Kişilik Bozuklukları hakkında birçok şey öğrendim, birbirinden farklı yaşanmış örnekler okudum. Ama şizofren hakkında pek bir bilgim yoktu. Tek bildiklerim Akıl Oyunları filminde gördüklerimle sınırlıydı. 😀 Böyle bir post yazman çok iyi olmuş. Ellerine sağlık.^^

  2. Psikiyatrik hastalıklar ortopedinin ilgilendiği kırık gibi ya da dahiliyenin ilgilendiği şeker hastalığı gibi laboratuvar testleriyle veya gözle görülür nedenler olmadığı için genellikle korkulan hastalıklardır. Nedense bu kişilerin hep saldırgan olabileceği düşünülür. Tabi içlerinde isim olarak en bildiğimiz şizofreni de bunların başını çeker. Aslında bunun her 100 kişiden 1’in de olduğunu düşünürsek oldukça yaygın ve bu insanlar belki de hiç farkında olmadığımız çevremizdeki insanlar.. Biraz da olsa bu konuda bilgi edinmek fena olmaz diye düşündüm:)) Bu arada “Zindan Adası”nı seyretmediysen onuda önerebilirim sana:)))

    • Kesinlikle öyle. Gözle görülür bir şey olmadığı için insanlar daha çok korkuyor. Aslında hastalara verilen ilaçların onları sakinleştirmekten başka bir işe yaradığı da söylenemez. Tam anlamıyla bir tedavisi yok. Bu konuda bilinçlenmemiz şart. Dediğin gibi oldukça yaygın bir hastalık.
      Kuzenimle, kardeşimle, babamla, sonra hepsiyle birlikte bir kere daha izledim o filmi. 😀 Her sahneyi, her ayrıntıyı adım gibi hatırlıyorum. Oldukça ilginç ve güzel bir konusu vardı. Psikoloji-Gerilim filmlerine bayılırım zaten. Türk filmi olarak Gen var. Mutlaka izlemişsindir onu. 🙂

      • Tabiki ilaçlar kesin çözüm değil ama dengeli bir yaşam olanağı sağlıyor. Gen’i seyretmemiştim ama izleme sırasına onu da alayım:) Black’ten sonra film önerilerini kesinlikle takip ederim:)))

  3. manik-depresif ve bipolar aynı şey mi peki, bu hastalıklar şizofren başlangıcında görülüyor diye duymuştum, bu yazıyı okuyunca çok merak ettim, arada ne fark var şizofren ve manik-depresif ile?

    • Şizofrenide gerçeklik algısı bozulmuştur. Misal televizyon seyrederken haberleri sunan sunucunun aslında kendisine uzaylılardan haber verdiğine inanabilir. Psikoz durumudur. Manik-depresifler bipolarların bir tipidir. İkisi arasında gider gelirler. Ama televizyondan kendine mesaj verildiği gibi düşünceleri yoktur. Depresif dönemde çökkünlük yaşarken, manik dönemde çok konuşan, kendine güveni had safhada olan, herşeyi yapabileceğine inanan, çok harcayan, az uyuyan, yaratıcı insanlar olurlar. Gerçeklik algısını kaybetmemişlerdir. İkisi farklı gruplar altında sınıflandırılırlar. Biri görüldüğünde diğeri görülmez mi, görülebilir tabiki ama ikisi farklı hastalıklardır.

      • 🙂 Manik depresif olan ve doktor gözetiminde çok düzenli bir hayatı olan iyi bir arkadışım var çünkü o yüzden sordum, ve arkadaşım cidden çok zeki ve yaratıcıdır , kontrol edilebilen bir rahatsızlık olduğunu biliyordum ama ayrıntısını bilmiyordum, anlattığın için teşekkürler 🙂

        şizofren hastalarına ve ailelerine de yazık yalnız, bir ömür hiç huzurları olmayacak sanırım 😦

        Bu değişik yazı için teşekkürler, ellerine sağlık 🙂

    • ohh süper 😀 Bizim gibi bilgisyara kurtları için en uygun boyun ve omuz egzersizlerini anlatırsan aslında çok güzel olurdu biliyor musun ? 😀 😀 mouse kullanan kolum ve sağ omuzum artık ayda bir ağrı yapmaya başladı 🙂
      internette her gördüğümüz egzersizi de yapmamamız gerekiyor diye de duydum, o yüzden esneme hareketlerine bile korka korka bakıyorum :S
      zamanın olduğunda bununla ilgili tavsiyelerini yazarsan sevinirim 😀 😀 çok makbule geçer inan 😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s